10 Eylül 2019 Salı

MELODİ

Eylül 10, 2019 0 Yorumlar
Bir ses var: Onu dinlemeye değer.
Derinlerden, enginlerden gelen bir ses
Masal şarkısı söylüyor gibi
Yabancı bir şarkı değil.
Hoşuma giden onun melodisi.
Serin ve sıcak esinti.
Dağıtıyor etrafına pembe tozdan bir çiçek
Onu hissetmemek mümkün değil ki
Ne kadar hafif ve narin
Sallanır senin tüm benliğin,
Ruhunu dahi etkiler senin
Ritmine göre değişirsin.

DOĞA

Eylül 10, 2019 0 Yorumlar
  Bu nasıl bir yaprak ?
İçi açık yeşil, damarları yol gibi 
Kahverengi kuru dal, bitmiş bir hayat gibi
Ağacın gövdesi kabuklu üstü yosun yeşil
Bir başka çiçek bembeyaz
Rüzgarda dağılıyor yaşlanmış gibi
Meyve ağaçları, erken sararmış yorulmuş gibi
Çamlar yalnız değil hep sıralı
Ahlat ağacı tepede tek başına görkemli
Yaa gök yüzü senden ne haber!
Güneşi ortaya çıkarmışsın.
Yer yüzüne bir bak ne çok kalabalık
Her yerinde bir bilmece
Sen orada huzurlu mavisin.
Benim yerim de sana ait olmalı
Bulutlarının da üzerinde

4 Ağustos 2019 Pazar

SEVGİ

Ağustos 04, 2019 0 Yorumlar
Sen tesadüf değilsin.
Ara sıra düşünüyorum 
Tek eksikliğim sen miydin diye 
Uzun zamandır beklediğimsin.

Hani insan hayal eder de 
Gerçekleşmesini ister yaa
Anlattıklarına duygu yükler.
Birbirimizi hissederiz yaa

O an çok güzeldir.
Büyünün etkisinden çıkmak istemezsin.
Yaşamak istersin yaa 
Işte ben de öyle bir haldeyim.

Bunu başaracağını düşünürsün
Zaman her şeyi değiştirir yaa
Temiz sevgi kalır.
Belki de birbirimizi hatırlarız.

6 Temmuz 2019 Cumartesi

KADER

Temmuz 06, 2019 0 Yorumlar

Üzülürken göz yaşlarım sana gelsin.
Tüm ahımı aldın sen
Feleğin çevresinde döndüm.
Arayan bulur ya belasını

Tüm yollarım çıkmaz oldu.
Üç gün umutlu olduysam gerisi kader
Yalnız geldim yine yalnızım
Gerçeğe aydın oldum.

Benim çapkın gönlüm
Kısmetlerinin yollarını kapattı.
Aradığım aşktan hiç haber yok.
Yâr hayallerimde kaldı.

1 Haziran 2019 Cumartesi

AŞK DOĞUYOR

Haziran 01, 2019 0 Yorumlar


Bir garip duygular içindeyim
Kalbimde ansızın bir sızı oluyor.
Bir ocak ayı, beklenmedik biri
Hayatımın kapısını çalıyor.
Hayatımın orta yerine onu buyur ediyorum.
Bana daha önce hissetmediğim duyguları getirdi.
Kendi dilinden sevmeyi öğretti.
Farklı hayatları yaşıyor olabiriz.
Ayrı kıtaların kültürü içindeyiz.
Bizim rengimiz, dinimiz farklı
İnancımız; karşılıklı  hissettiklerimiz
Mutluluğumuzu paylaşa biliyoruz.
Kıskançlığiımızda oluyor.
Bazen kavgaya dönüşüyor ve üzülüyoruz.
Konuşmadığımız zamanlarımızda kısa oluyor.
Biz küs kalmaya tahammül edebilenlerden değiliz.
Bir anda birbirimizi  özlüyoruz.
Düşüncelerimiz dile geliyor.
Duygularımız bizi bir araya getiriyor.
Birbirimizde huzuru buluyoruz.
Karşılıklı günü birlik planlarımız olmadı.
Anı yaşarken yetinmeyi biliyoruz.
Başkaları ne düşünür diye değil ,
Kendi istediklerimizle hayatımızın pusulasını kuruyoruz.
Hayatın karmaşasında bizim güzel sevgimiz doğdu.
Güçlü kalacak aşkımızın temelini kuruyoruz.
Bütün bu hazırlıklarımız;
Aynı göz bebeği içine bakarak yaşlanmak,
Birbirimizin ellerini tutmak ve bedenimizin soğumasını beklemek,
Son yolculuğun vedasında yanyana olabilmek sevdiğim




19 Nisan 2019 Cuma

ZEVK

Nisan 19, 2019 0 Yorumlar

Sarhoş gecede büyüyen göz bebekler
Karanlıkta birbirine gelen iki beden 
Parmaklıklar arasından çekilen saç teli
Birbirini ısıran kalın ve ince dudaklar 
 Küçük odada sessizlik
Etrafta dolaşan çıplak ayaklar
Açılan banyo kapısı, sıcak su damlaları
Yere düşen havludan iki yabancı ten
Birbirini saran kollar
Islanan tende köpük var
Sıcak su buharında yükselen tutku
Zevkin vücutta aldığı şekil
Su damlalarına karışan gizemli akıntı
İnce belin, küçük göğüslerin
Kalın ve geniş gövdede kaybolması
Soluk soluğa çıkan mırıldanmalar
Tende uzun tırnak çizikleri
Yatağa sürüklenen iki gölge
Kapanan gözler
Sonu gelmeyen heveslerin kavgası
Ve duyulan kalp sesi
Sarhoşlukla gelen huzur
Seni bedenimde ağırlıyorum.

18 Nisan 2019 Perşembe

YOLCULUK

Nisan 18, 2019 0 Yorumlar

Yoksul olmazdı: Şiirler 
Böylesine güzel dinlenildiğini bilseydi eğer 
Mısralarda boşluk kalmasaydı
Zor olmazdı; anlamak 
Utanılacak, sıkılacak şey değildir: Duygular
Yüreğinden bir parça aşk çalınıyorsa,
Kalbin sesini dinlemeye değer.
Çıplak kalsaydı ruhlarımız 
Belki o zaman kara sevdalar çabuk unutulurdu.
Yerini belki de karlı düşler alırdı.
Tanınmayan kokular her çiçekte var.
Ben değilim; bir başkası olsaydı 
Yalnızlık dev bir özlem ile çekilir olurdu.
Issız bir yuvada kulağına gelen fısıltı
Benim sesim olsaydı; cennet olurdu sana
Maziler görkemli yaşamlarda süslü
Belirsizliğe yelken açmış: Yolculuk
Bir küçük adada saklı kaldı.


SEN ve BEN

Nisan 18, 2019 0 Yorumlar


Zaman geçsin yine biz olalım istiyorum.
Ağlamalıyız, dertleşmeli ve beraber sıkılmalıyız.
Güzel günlerimizi aynı masada kutlamalıyız.
Sessiz bir yerde yaşamalıyız. 
Mesela sandal manzaralı, deniz yosunlarının olduğu bir yer 
Birbirimizi sımsıkı sarmalıyız.
Saçlara düşünce aklar
Yaşlanan bedenlerimizden korkmamalıyız.
Ben senin, sen benim 
Yine dostlarımızın olmalıyız.

HOŞÇAKAL VEDALARIM

Nisan 18, 2019 0 Yorumlar

Ben kendimi sende anladım.
Herkesin bir hayat yolu varmış.
Ben kendi yolumu yalnız kaldığımda anladım.
Hayat yaşayarak öğrenilirmiş.
Bunu bütün tecrübelerime baktığımda anladım.
Herkesin bildiği kendineymiş.
Aşkı her yerde ararken farkına vardım.
Gözyaşları ve kahkaha birbirine dostmuş.
Aynı gözler hem ağlarken hemde gülerken farkına  vardım.
Bir kez üzülürken
Acıyı terk etmeyi öğrendim.
Duygular şımarık bir çocukmuş.
Bunu büyürken anladım.
Hoşçakal vedalarım.

31 Mart 2019 Pazar

UMUT

Mart 31, 2019 0 Yorumlar

Ay düşünce; bu dar sokaklarda
Gece prensesinin kokusu
Bütün benliğimi sarıyor.
Kendimi umutlarımda buluyorum.
Gökyüzünden bir yıldız kayıyor.
Renkli boya kalemlerimi istiyorum.
Hayallerim mavi renk;
Kırmızı ve yeşil derken 
Bir sen daha karşıma çıkıyor.
Sana benzeyen bir yabancı
Peşinden giderken 
Gölgeler içinde kayboluyorum.
Ben siyah renk istemiyorum.
Karanlıktan korkuyorum.
Anne sevgisinde huzur buluyorum.
Biliyorum mistik bir havam var.
Sevinçlerim uçurtma gibi 
Bir rüzgara ihtiyaç duyuyorum.
Ben özgürken mutlu oluyorum.
Şimdi bir yıldız daha kayıyor.
Kendim için; renkli bir yaşam diliyorum.

YALNIZLIK

Mart 31, 2019 0 Yorumlar

Zeytin ağacının karanlığında 
Yakut yüzüm tebessüm ederken;
Gözlerimde mavi sızı
Işıksız ruhumda bir sallantı.
Havada vahşi çiçeklerin kokusu
Uluyan çakalların arasında,
Ellerin ve parmaklarını arıyorum.
Yalnızlığımda kalan gölgen
Beni öldürmeye yetecek. 
Yaşayan yanım ile ölen diğer yanım
Seni kaybederken;
Bende ki beni kaybediyorum.

10 Şubat 2019 Pazar

ÇOCUKLUK AŞKI

Şubat 10, 2019 0 Yorumlar

Bu hikaye yatılı ilk öğretim bölge okulunda ;2006 / 2007 yılların da gerçekleşmiştir.
İlkokul beşinci sınıftayken. İnce kaşları altında Mavi rente gözleri, küçük dar omuzlarına kadar açık kahve tonlarında saçları,beyaz ten rengine sahip, yanakların da minik çilleri olan zayıf minyon  bir kız varmış. Bu minik kızın ismi Sude'yimiş. Sınıf arkadaşlarının arasında en gözdesiymiş. Hocaları tarafından çok seviliyormuş. 23 NİSAN ÇOCUKLAR günün de şiir söylermiş. Yıl Sonu Balosun da ise sevdiği arkadaşlarıyla birlikte dans gösterileri hazırlarmış.Güzel ve zeki bir kız olduğu için de bazı kız arkadaşları tarafından da kıskanıldığı zamanlar oluyormuş. Sınıfında yaramaz bir o kadar da zeki açık kahve  renkte gözleri ve kalın siyah kaşları olan esmer zayıf orta boyda bir erkek arkadaşı varmış.Bu arkadaşının ismi Aytekin'miş. Aytekin derslerde hep Sude'yi izlermiş. İçinden ne kadar da güzel bir kız çok iyi birisi diye düşünürmüş. Sude ile ilgili güzel duyguları varmış. Yalnız bu duyguları Sude' ye karşı dile getiremiyormuş. Sude'yi gördüğün de kalbi küt küt atıyor ve çok heyecanlanıyormuş. Sude'nin  bazı günler de hırçın davranışları oluyormuş. Haksızlığa tahammül edemiyormuş.Sınıftaki erkek arkadaşları ona şaka yaptığında çok sinirleniyormuş.Sinirlerine hakim olamayıp onlarla tek başına  kavga ediyormuş. Özellikle saçına dokunulduğunda gözlerini kin bürüyormuş. Saçına dokunan kişinin yüzüne  yumruk atıp bacaklarına tekme savuruyormuş.Aytekin o yüzden Sude'den korkarmış.Sude'ye nasıl davranacağından emin olamıyormuş. Bir gün sabısızlığına yenilip ona duygularını itiraf etmeye karar varmış. Tabi Sude Aytekin'in duygularının farkına varmış. Onu gördüğün de ona karşı naz yapıyormuş. Benim için daha çok uğraşsın diye peşinden koşturmak istiyormuş. Aytekin konuşmak için geldiğin de hemen o an bahaneler uydurup kaçıyormuş. Bir gün öğlenden sonra defterinin arasın da bir mektup bulmuş. Aytekin daha fazla sabredememiş ve içinde  beslediği o güzel duyguları bir mektuba sığdırmış ve Sude den gelecek olan cevabı beklemeye başlamış. Mektubun sonun da Benimle Sevgili olur musun Mavi gözlü prensesim yazıyormuş. Sude ilk kez böyle güzel bir mektubu okumuş ve mutlu olmuş. Heyecanlıymış ne diyeceğini bilemiyormuş. Akşam üzeri Aytekin yakın arkadaşlarını Sude'nin yanına göndermiş ve Sude'nin vereceği cevabı beklemeye başlamış.Sude tamam demiş sevgili olalım.  On bir yaşların da ilk çocukluk aşkları başlamış. Beraber evcilik oyunu oynarlarmış. En sevdikleri arksdaşları Öznür ve Recep'i de evcilik oyunlarına dahil ederlermiş. Öznür ve Sude anne rolü Recep ve Aytekin de baba rolünü yaparlarmış. Öznür ve Sude Kil topraklarını suyla ıslatır oluşan karışımdan küçük küçük tabaklar ve tencereler yaparlarmış. Ağaç yapraklarını ve çimenleri toplayıp yemek yaparlarmış. Recep ve Aytekin işe giderlermiş. İş dönüşü  çiçeklerden yüzük ve kölye yapıp Öznür ve Sude'ye verirlermiş. Arkadaşlarıyla birlikte saklanbaç,yakar top gibi çeşit çeşit oyunları birlikte oynarlarmış.Hatta birlikte futbol maçı yapmaya bile karar vermişler. Okulun park alanında futbol maçı yaparken Sude yere düşmüş. Giydiği okul kıyafeti mavi renkte önlükmüş. Sude yere düştüğünde mavi önlüğü açılmış ve giydiği beyaz kilotlu çorabından kalçası gözükmüş. Diz kapağını çakıl taşı ezdiği için kanamış. Aytekin de Sude'nin düştüğünü gördüğün de hemen yanına gelmiş. Sude Aytekin benim kalçamı gördü diye çok utanmış ve ağlayarak lavaboya koşmuş.  Hayatında ilk utandığı gün o gün olmuş.Artık futbol maçı yerine birlikte kırlarda sarı çiğdem çiçekleri toplamaya karar vermişler. Birlikte dondurma alıp parlakta salıncakta sallanırlarmış.Aytekin gece olduğu zaman gök yüzünde yıldızları izlemeyi çok severmiş. O yüzden Sude ile bir bankta oturup geceleri gökyüzünde yıldızları beraber izlerlermiş. Günler böyle geçerken Aytekin bir akşam üzeri bankta otururken Sude nin elini tuttmak istemiş. Sude elini tutturmayı iştemiyormuş. Aytekin de arkadaşları Öznur ve Recep'e söylemiş. Sude nin elinden tutacağım gitmek isterse onun gitmesine izin vermeyin demiş. Arkadaşları tamam demiş biz onu tutarız. Akşam üzeri arkadaşlarıyla birlikte çam ağacının altında ki bankta oturup sohbet ederlerken Aytekin  Sude'ye elini uzatmış. Sude tam kalkıp giderken arkadaşları onun kollarından tutmuş. Sude elini tutturmamakta kararlıymış. Parmaklarını sımsıkı sıkıyormuş. Öznür ise Sude'nin parmaklarını açmaya çalışıyormuş. Recep'te Sude'nin  kollarından tutuyormuş. Öznür Sude'nin parmaklarını açmış Aytekin ellerini uzatmış ki tam o anda Sude'nin aile komşularının kızı Nurdan onları görmüş ve  yanlarına gelmiş. Noluyor burda diye onlara kızmış. Sudeyi de tutmuş kolundan okuldaki parka getirmiş. Seni gördüm orda elele tutuşcaktınız seni ailene  söyleyeceğim diye kızmış. Sude çok korkmuş ya gerçekten Nurdan abla gidip aileme söylerse diye düşünmüş. Ailesi bunu öğrenirse ona kızacaklarını çok iyi biliyormuş. Bu yüzden Aytekin ile arasına mesafe koymuş. Aytekin ise okulun yaz tatile girmesine az kaldığının farkındaymış.. Sude'yi yazın göremiyceğini bildiği için onunla birlikte daha fazla vakit geçirmek istiyormuş. Sude ise Aytekin' den uzak durmaya kararlıymış. Önceden olduğu gibi birlikte vakit geçiremiyorlarmış. Aytekin sınıfta Sude'yi yalnız gördüğünde yanına gidiyormuş. Sude ise sınıfta onu gördüğünde koşmaya başlıyormuş. Aytekin  peşinden koşuyormuş ama yakalayamıyormuş. Sude her defasın da kaçmayı başarıyormuş. Sınıfların da topbul yanaklı, kocaman koyu kahve rengi iri gözlere sahip şişko bir kız arkadaşları varmış. Bu kızın ismi Dilek'imiş. Aytekin Dilek'in yanına gitmiş ve yardım etmesini istemiş. Sude ile konuşmak istiyorum bizi bir araya getir demiş. Dilek heyecanla tamam demiş. Dilek Sude nin yanına gitmiş. İkimiz beraber konuşalım diye birlikte okulun parkına gitmişler. Parkın sınırını belirleyen tel örgüsü olan yerin bitişiğinde ki masaya oturmuşlar. Sude tel örgüsü olan tarafta oturmuş. Dilek ise Sude'nin yanına oturmuş. Önlerin de ise tahta kare masa ve karşılarında bir tane daha oturmak için tahtadan sıra varmış. Üzerlerinde ise akasya çiçeği ağacı varmış. Agaçın yaprakları arasından akşam güneşi yansıma yapıyormuş. Dilek ile Sude artık yaz tatiline az kaldı. Üç gün sonra ayrılıyoruz diye konuşurlarken Aytekin gelmiş ve Sude' nin karşısına oturmuş. Sude kalkıp gitmeye karar vermiş ama Dilek şişkko olduğu için onu oturduğu yerden kaldırıp gidemiyormuş. Aytekin duygularını yaşamak istiyormuş. Seni yanaklarından öpmek  istiyorum diye Sude'ye söylemiş. Sude Hayır diye bağırmış elleriyle yüzünü kapatıyormuş. Aytekin çok ısrar ediyormuş. Sude inaçcı olduğu için hiç  taviz vermiyormuş. Şansına önünde ki masanın altından bir roman kitabı bulmuş. Roman kitabını ortadan ikiye açarak yüzünü gizlemeye çalışıyormuş. Aytekin zeki davranışlarla Sude'yi kandırmaya çalışıyormuş. Sude ise Aytekin'e git burdan diye bağırıyormuş. Dilek ise tüm bu olanlara gülüyormuş. Aytekin masanın üzerine basarak akasya ağacının gövdesinin üstüne çıkmış. Sesini çıkartmadan Sude'nin roman kitabının arasına sakladığı yüzünü çıkartmasını bekliyormuş. Sude Dilek'e sormuş. Gitti mi diye Dilek'te gitti demiş. Sude kafasını roman kitabı arasından kaldırmış ki Aytekin onu öpmek için kafasını aşagıya doğru uzatmış. Dudaklarını Sude'ye yaklaştırmış.Sude hemen bunu fark etmiş ve tüm hızıyla o minik elleriyle Aytekin'e sert bir tokat atmış. Aytekin bu tokatı beklemediği için  hayatının şokunu yaşamış. Sude tahta masanın üzerine çıkmış ve yere atlayarak parktan gitmiş. Aytekin ve Dilek ise birbirlerinin yüzlerine şaşknlık içinde  baka kalmışlar. Aytekin vaz geçmek nedir bilmiyormuş. Yaz tatiline çıkacakları son gün sınıfta Sude'ye kendi fotografını vermek istemiş.Sude fotogfafını almamış. Aytekin Sude'nin kendisini araması için ev telefonunu numarasını bir kağıt parçasına yazıp Sude'ye vermiş. Sude ev telefon numarası yazan  kağıdı almış ama Aytekin'i aramayı hiç düşünmüyormuş. Aytekin'i kırmak istemediği için o ev telefon numarasını almış. Yaz tatili boyunca da Sude Aytekin'i aramamış. 
Yaz tatili dönüşü artık altıncı sınıf öğrecileri olmuşlar. Sude yakıkn olduğu kız  arkadaşları ile öğlen arası okul bahçesinde  ip atlıyormuş. Sınıf penceresinde de Recep Sude'yi izliyormuş. Recep pencerereden Sude'ye komik sözler söylüyor. Sude ile birlikte gülüyorlarmış. Recep ile Öznür geçen yıl sevgililermiş.Bu yıl ne olduysa nedensiz bir şekilde Recep Öznür'u terk etmiş. Sude ise Aytekin ile hiç konuşmuyormuş. Recep ile Sude ilerleyen günlerdeçok samimi olmuşlar.Recep beyaz tenli ela gözlü siyah kısa  saçlara sahip yaramaz sosyal etkinliklerde aktif başarılı bir çocukmuş. Sude, Öznur, Aytekin altıncı sınıfın A şubesin de yer alıyorken Recep'de altıncı sınıfın B şubesin de yer alıyormuş. Bazı günlerde akşam yemeklerini bitirdikten sonra  Recep kendi sınıflarına Sude' yi davet ediyor. Öğretmen masasının üzerinde ki bilgisayardan Sude ile birlikte film izliyorlarmış. Recep masa tenisi oynamayı çok  seviyormuş. Masa tenisi alanında ilçe dereceliğinde birincilikle bitirdiği masa tenisi madolyonları varmış. Sude'yede masa tenisininin nasıl oynandığını öğretiyormuş. Sude masa tenisi oynamayı öğrenmiş ve sevdiği spor haline gelmiş kendisini masa tenisi alanında ilerletmeye başlamış. Recep ile birlikte il ve ilçe şampıyonluklarına katılmaya başlamışlar. Bir gün Recep Sude'ye onu çok sevdiğini söylemiş.Sude bunu duyduğunda mutlu olmuş. Kendisini Recep'in yanında mutlu hissediyormuş. Recep de Sude'nin yanında kendisini iyi hissediyormuş. Onunla beraber vakit geçirirken  mutlu olabiliyormuş. Sude Recep'in teklifini biraz düşündükten sonra kabul etmiş. Recep ve Sude sevgili olmuşlar ama bunu kimseye söylememeye karar vermişler. Sadece ikisinin bildiği bir sırmış. Aslında ikisinin birlikte olduğunu kimsenin bilmediğini anlamadığını zannediyorlarmış. İkisinin beraber  baş başa vakit geçirdiği gözlerinden kaçmamış. Ders aralarında tenefüsler de ikisi gizliden bir araya geliyorlarmış. Recep Sude'ye küçük kartonlardan kalpler veriyormuş. Sude bunları kendi dolabında   saklıyormuş. Sude sevinsin diye ona kahve rengi uzun açık sarı taşlardan oluşan çiçekli küpe hediye etmiş. Sude Recep'in bu ilgisinden çok hoşlanıyormuş ve  seviniyormuş.  Bir gün Aytekin Sude ile Recep'in akşam üzeri okuldaki parkın köşesin de beraber oturduklarını görmüş. Gizliden gizliye onları takıp etmeye  başlamış. Sürekli birlikte vakit geçirdiklerini anlamış. Onları bir arada gördükçe kendi kendine sinirleniyormuş. Bu durumu Öznur' a sormuş. Öznur bir şey bilmiyorum. Sude bana bir şey söylemedi demiş. Öznur uzun siyah saçları, koyu kahverengi gözleri olan esmer uzun boylu bir kızmış. Aytekin ile anlaşma yapmışlar Recep ve Sude'nin arasında ne olup bittiğini öğrenmeye karar vermişler. Öğle araları ve akşam yemeklerinden sonra onları takip etmeye başlamışlar. Recep'in Sude'ye çiçek verdiğini  görmüşler. Recep'in salınçakta Sudey'i salladığını görmüşler. İkisinin artık sevgili orduğunu anlamışlar. Bir akşam Öznur Sude'ye sormuş. Biz sizi gördük aranızda ne var diye sormuş.Sude yalan söylemek istememiş. Recep ile sevgili olduklarını itiraf etmiş. Öznur ne diyceğini bilememiş. Bizde Aytekin ile bu gün sevgili olduk demiş.Öznur Aytekin'e söylemiş biz sevgili olduğumuzu söyledim diye. Aytekin neden yalan söyledin diye ilk başta kızmış ama sonra bu durum ikisimiz içinde avantaj  sağlayabilir demiş.İkiside sevgili olduğuna göre onların yanında olabiliriz demiş.Aytekin  Öznur ile birlikte Recep ile Sude'nin yanına gidiyor eski günlerde olduğu gibi birlikte evcilik oyunu oynuyorlarmış. Çocukluk aşkı aralarındaki arkadaşlık bağını etkilememiş. Çocukluk aşkı onların arasında paylaşılabiliyormuş. O yılın sonunda yıl sonu balosu için Sude ve Recep'i Türkçe dersi İlknur  öğretmenleri sunucu olmaları için onları çalıştırıyorlarmış. Bu yıl düzenlenecek olan baloda ilçe'nin genelinde davetliler  yer alacakmış. Bu sayede ikisi sürekli bir arada oluyor. İlknur öğretmen eşliğinde yıl sonu balosunun sunuculuk proğramına hazırlanıyorlarmış. Yıl sonu balosunun olduğu gün gelmiş. Sude pembe mini fırfırlı kabarık bir etek giymiş. Üzerine beyaz tişort giymiş. Tşortün alt kısmında minik minik  pembe çiçekler varmış. Altında da beyaz babatlerini giymiş. Saçlarını dalgalı yapmış. Aynı prenses gibi çok güzel görünüyormuş. Recep ise üzerine beyaz gömlek giymiş. Altına siyah ütülü kumaş pantolon ve siyah kundura ayakkabılarını giymiş. Saçlarını özenle taramış. Çok yakışıklı görünüyormuş o Sude'nin prensiymiş. İkisini birlikte görenler çok beğeniyor ve birbirlerine çok yakıştırıyorlarmış. Yıl sonu balosunda sunumlarını harika yapmışlar. İkisi baloda birlikte dans etmişler, halay çekmişler ve keyifli bir yıl sonu balosu olmuş. Balodan sonra öğretmenleri Recep ve Sude'yi tebrik etmişler. İlknur öğretmen izleyenlerin onları beğendiğini söylemiş ve bu yıl sonu balosunu hatırlamak adına onlara kırmızı tilki figürlü kupa  hediye etmiş. Onlara sarılmış ve yanaklarından öpmüş. Emek verdikleri için ikisinede teşekkür etmiş. Bu yılın birlikte geçirdikleri son yılları olduğundan  hiç kimsenin haberi yokmuş. Yaz tatiline çıkmadan önce Sude ve Recep birbiriyle vedalaştıktan sonra arkadaşlarıyla da vedalaşmak için onların yanlarına gitmişler. Gelecek yıl okul açıldığı zaman görüşürüz diyip ayrılmışlar. Ağustos ayına geldiklerinde okul müdür yardımcıları öğrencilerin ailelere telefon edip bu yıl okulumuzda eğitim veremiyceklerini açıklamış. Çünkü okulun bulundu bölgeden deprem fay hattı geçiyormuş. Okul binasının depreme karşı güçlendirilmesi gerektiğini ve  bunun için uzun zaman alabileceğini söylemişler. Bu yüzden okula kayıtlı öğrencilerin hepsi farklı okullara kayıt olmuşlar. Aytekin kendi mahallesindeki orta okula kayıt olmuş. Öznur ise kendi mahallesine yakın olan orta okulda eğitimine devam etmiş. Recep ise farklı bir ilçe deki orta okula kayıt olmuş. Sude ise ailesinin isteğiyle farklı bir ilçenin orta okuluna kayıdını yaptırmış.Hepsi içinde birlikte zaman geçirdiği o sevdiği arkadaşlarının yerini kimse dolduramamış. Aytekin Sude'nin aile komşularının oğlu Mursel'den Sude'ye ulaşmak istiyormuş. Sude farklı bir ilçede olduğu için ondan haber alamamıyormuş. Her birisinin de hayatları çok farklı yollardan devam etmiş.  Sude ve Recep birbirlerini bir daha  hiç görmemişler. Aytekin ve Öznur da aynı ilçede olmalarına rağmen arkadaşlıklarını devam ettirememişler. Hayat çizgisi onlara farklı kader çizmiş. Recep 2018 yılında komşusunun kızı ile severek evlenmiş. Şuan evliliğinden mutlu mu bilemiyorum. Onun için gelecek hayatının devamında da mutluluk temenni ediyorum. Öznur Liseden sonra Üniversiteye devam etmek istemiş ama ailesi onun için evlilik hayatını daha uygun görmüş. Ailesinin beğendiği zengin bir genç delikanlı ile nişanını yapmışlar. Şuan onun hayatı ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım.Onun için pişmanlık duymayacağı bir hayatı yaşamasını istiyorum. Aytekin Liseden sonra da eğitimine üniversite de devam etmiş. Akdeniz üniversitesin de hemşirelik fakültesinde eğitimine şuan devam ediyor. İstediği meslek hayatında  başarılarının devamını diliyorum. Sude ise kendini geliştirmek için tek başına mücadele vermiş. Şuan Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenli bölümünde eğitimine devam ediyor. Onun için hayallerinden vazgeçmemesini diliyorum. 2019 yılında Aytekin instagramdan Sude'ye ulaşmış.Çocukluklarında olduğu gibi sadece bir defalığına mektuplaşmaya karar vermişler. Belki bir gün bir araya gelirler ve birlikte  gök yüzüne bakarak yıldızları izleyebilirler. Çocukluk aşkı onlar için hem aşk hem dostluk hem de arkadaşlığı beraberinde getirmiş.  Kahramanlarımız bu hikayeyi bana yazdırdıkları için onlara gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. 
     

5 Şubat 2019 Salı

TUTKUM

Şubat 05, 2019 0 Yorumlar

Sorma sen kimsin diye: ben senim
Aynada gördüğüm, küçük yüzde bir çift göz değil ki
Tarif edilemeyen bakış sen,
Hissedilemeyen tebessüm sensin.
Sevmelerimin gözü kara,bende akıl arama
Sakın sorma beni  neredesin diye
Ruhum, ruhunun yanında
Gece üçsün, uykumun firarında
Sabah sekizsin, güneşin  aydınlığında
Sen bir çırpınış, sen bir öfke
Bakma bana öyle,
Hırçın dünyama umutsun
Deli seviyorum seni;yutkunarak ve kalbimde sızlatarak
Gizlediğim duygularım, demir parmaklıklar ardında
Çıktığım tüm yolculuklar sana
Bu halimle ben bir garip ben bir virane
Hayalinle avunsam ne çare
Yokluğun sardı beni pare pare
Bu derde düşeli elim göğsümde beklerim seni
Kalbimin sesinde adının heceleri
Bu aşkta senden umut isterim.
Gelmelisin, kendini bana vermelisin.
Bu duygulara sende kendini esir etmelisin.
Korkma gölgenim, yalnız değilsin.

4 Şubat 2019 Pazartesi

SENİ ÖZLÜYORUM

Şubat 04, 2019 0 Yorumlar

Bugün akşam güneşi kızıllığı;
Kısık gözlerimle, hayal içindeyim.
Bir rüzgarda ılık ılık sen esiyor.
Düşlediklerim içimi ısıtıyor.
Bugün de seni özlüyorum.

Akrep etrafında geçen zamanda;
Gecenin karanlığı etrafı sarmış.
Ay ışığı pencereden odama süzülüyor.
Darmadağın eden sensizlikte,
Fotoğraflarına sımsıkı sarılıyorum.
Umutlarımla uyuya kalıyorum.
Rüyamda seni özlüyorum.

Günün sabahı ilk sessizlik
Yatağımın köşesinde sen olmadan
Sabah ışıklarıyla  uyanıyorum.
Herkesin telaşlı olduğu
Bir kalabalığa doğru adım atıyorum.
Ellerim ellerini arıyor.
Gönül sesim çığlık çığlığa
Bu yangın yeri bedenimin adı: özlem
Sensiz geçen bu zamanlarda;
Hayallerinle oyun peşindeyim.
Seni özlüyorum.

AŞKIN MESKENİ

Şubat 04, 2019 0 Yorumlar


Güz rengi tenin, tenimde olsun.
Sıcaklığın temmuz güneşi gibi
Kor yüreğin de, kalbinin sesi
Elim göğsünde, aşkın ritmi

Derin bakışlarında ateş
Sözlerinde sevgi kelimeleri
Gece sevişirken sabah olmasın 
Gündüzler benim için ironi

Yağmur damlası ıslak dudaklarında 
Öpüşürken tebessüm edişin aklımda
Soluksuz nefesinde aşkın meskeni
Sen de ben; ben de sen, inşa olduk.

Bize yasak duygularımızı dizginlemek
Çıldırsın bütün zevklerimiz.
Dokunduğum ateşte su oldum.
Bu son durakta kalmak istiyorum.

ZAMAN

Şubat 04, 2019 1 Yorumlar

Gece düşünceleri nasıl da sessiz
Bir hançer gibi acı veriyor.
Ruhun neyle karşılacağından habersiz
Bir pusuda bekliyor: geçmişin ve geleceğin
Sen yorgun düşmüşsün.
Hangi cephede savaş verebilirsin ?
Zihninden geçen mazin ve önündeki günler
Zaman denilen o kavram ne acımasız
Her şeyi yaşlandırıyor.
Büyüyor ve küçülüyor hiç eksilmiyoruz.
Bizim düşüncelerimiz başkalarının bedenlerinde yaşıyor.
Hayalini kurduğun kahramanlar bir anda değişiyor.
Bunu bizler nasıl dile getiririz?
Hani derler ya;
Bundan bir saniye sonrası bile bilinmiyor.



3 Şubat 2019 Pazar

KALPTE ÖZLEM

Şubat 03, 2019 0 Yorumlar


Sadece seni düşünmek istiyorum ben
Bir umut daha kırıldı.
Ben senin farkındayım.
Seninle sabaha uyanmak istiyorum.
Gözlerinin esiriyim, kalbim de vurgun yeri
Mutluluğumuzu çok özlüyorum.
Bomboş karanlık gecede yürüdük.
Ellerini tutup sarmaladım.
Ah o senin naif ellerin;
Ruhumun anlamlarını sana yüklüyorum.
Her şeyin fazlası zarar. 
Bu kalp dediğin seni yorar.

2 Şubat 2019 Cumartesi

AŞK BULUŞMASI

Şubat 02, 2019 1 Yorumlar


Yalnız başıma cadde de ayak seslerim.
Sana koştuğumu hissediyorum.
Bakıyorum gözlerin ışıldıyor, gülümsüyorsun.
Çocuklar gibi seviniyoruz.

Sarılıyorum sana , ellerimiz bir oluyor.
Seninle bir yudum mutluluğa koşuyoruz.
Gece oluyor gök yüzünde yıldızları izliyoruz.
Bir dileğimiz oluyor. Adı: AŞK

Günün sonu seninle sabah oluyor.
Toz pembe bulutlar içindeyiz.
İhtiras bizim yol haritamız.
Gözlerimin gözlerini görmesi bir başlangıçtı.

Seninle dans ediyoruz.
Tutkularımız bizim melodimiz.
Bu dans çılgınlıklarımız, sonu gelmeyecek buluşmalarda saklı
Şimdi yine gülümsüyoruz.
                                                 # MAK #